Otel Postası Logo

Turizmin Kalbine Giriş

Sektörün nabzını tutan özel içeriklere ve analizlere erişmek için devam edin.

Google ile Devam Et
LinkedIn ile Devam Et
DİĞER SEÇENEKLER
E-Posta ile Giriş
Yakında

Devam ederek Kullanım Koşulları ve Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Nevzat Ahmet ÇELEBİ

Nevzat Ahmet ÇELEBİ

Genel Müdür Köşe Yazarı

Turizm sektörü üzerine analizler ve köşe yazıları.

Köşe Yazısı 28 Ocak 2026

Otelcilik Sektöründe İnsan Kaynağı Krizi

0
4

Otelcilik Sektöründe İnsan Kaynağı Krizi

Tecrübenin Dışlandığı Bir Dönemin Anatomisi

Otelcilik sektörü, küresel turizm gelirlerinin %10’dan fazlasını üreten ve milyonlarca kişiye istihdam sağlayan dev bir ekosistemdir. 

Ancak bu ekosistemin en kritik unsuru olan insan kaynağı, bugün ciddi bir krizle karşı karşıya. 

Dünya çapında otelcilik sektöründe iş gücü devri oranı %70’lere yaklaşırken, Türkiye’de özellikle sahil bölgelerinde sezonluk iş gücü eksikliği kronikleşmiş bir sorun haline gelmiştir. 

Bu tablo, yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda kültürel ve operasyonel bir erozyonun da habercisidir.  

Deneyimin Dışlanması Ve Yanlış Dinamikler

Tecrübeli profesyonellerin değersizleştirilmesi: 15–20 yılını sektöre vermiş yöneticiler, yüksek maliyet bahanesiyle oyunun dışına itiliyor. 

Oysa bu kişiler, kriz anında otelin ayakta kalmasını sağlayan reflekslere sahiptir.  

Genç kadro söylemi: Dinamik ekip vurgusu, çoğu zaman deneyimsizliği örtmek için kullanılan bir retorik haline geliyor. 

Bu da sahada deneme-yanılma kültürünü besliyor.  

Sonuç: Misafir memnuniyetinde süreklilik sağlanamıyor, hizmet kalitesi dalgalanıyor, marka itibarı zedeleniyor.  

Acı Gerçekler Ve Sektörel Veriler

Personel devri: Türkiye’de otelcilikte yıllık personel devri oranı %35–40 seviyelerinde. 

Bu oran, Avrupa ortalamasının neredeyse iki katı.  

Eğitim eksikliği: Otel çalışanlarının yalnızca %20’si mesleki eğitimden geçiyor. 

Bu da operasyonel hataların artmasına ve misafir şikâyetlerinin yükselmesine neden oluyor.  

Kısa vadeli bakış: Satış rakamları parlatılırken, uzun vadede misafir sadakati ve marka değeri kayboluyor. 

Araştırmalar, bir misafirin tekrar aynı oteli tercih etme oranının %60’tan %35’e düştüğünü gösteriyor.  

Gerçeklerden Beslenen Bir Perspektif İle Bakarsak

Otelcilik yalnızca oda satışı değil; bir yaşam deneyimi sunma sanatıdır.  

Satışın ötesinde ruh: Misafir, yalnızca yatak değil; kendini değerli hissetmek ister.  

Liderliğin özü: Yönetici, kürsüden emir veren değil; sahada çalışanıyla omuz omuza duran kişidir.  

İşleyişin ağırlığı: Yüzlerce çalışanın koordinasyonu, yalnızca teknik bilgi değil; sabır, sezgi ve tecrübe ister.  

Çıkış Yolu: Liyakat Ve Sürdürülebilirliktir.

Sektörün geleceği, nasıl daha çok satarız? Sorusuna değil; nasıl kalıcı değer üretiriz? Sorusuna odaklanmakla şekillenecek.  

Deneyimli profesyonellerin yeniden sahaya daveti: Onların bilgi birikimi, genç kadroların eğitilmesi için en güçlü kaynaktır.  

Karma model: Eskilerin bilgeliği ile gençlerin enerjisini birleştiren hibrit kadrolar, sürdürülebilir başarı için şarttır.  

Planlı insan yetiştirme: Eğitim programları, staj sistemleri ve mentorluk kültürü artık ertelenemez bir zorunluluktur.  

Liyakat önceliği: Ücret skalası ve yaş bahanesi yerine, sahadan gelen tecrübe ve işin ruhunu kavrama yetisi önceliklendirilmelidir.  

Bilgi Ve Akıl ile Sonuca Yönelmek

Otelcilik, yalnızca bir sektör değil; insanı, emeği, bilgiyi ve ruhu bir araya getiren bir yaşam alanıdır. 

Bugün deneyimli profesyonelleri dışlayan anlayış, aslında kendi geleceğini dışlamaktadır. 

Kalıcı hizmetin, verimli işleyişin ve sürdürülebilir başarının yolu; tecrübeyi yeniden sahaya davet etmekten, bilgeliği gençliğin enerjisiyle buluşturmaktan geçer.  

Yorumlar (0)

Maksimum 140 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Footer Tasarımı